Kalp cerrahisi standart tekniğinde göğüs kemiği yukardan aşağıya doğru ortadan kesilerek göğüs kafesi açılır. Hasta kalp-akciğer makinasına bağlanır, kalp özel bir serum ile durdurulur bypass işlemi yapılır. Uygun hastalarda kalp çalışırken de(durdurulmadan) bu işlem yapılabilir. Koroner bypass ameliyatı, koroner arterin daralan kısmının, başka bir damar vasıtasıyla etrafından dolanarak kan akımının devamlılığının sağlanmasıdır. Vücudun başka bir yerinden alınan bu damara “greft” denilir. Atardamar ve toplardamar greftleri kullanılabilir. Atardamar greftleri; iç meme atardamarı, kol atardamarı, karın duvarı atardamarı ve mide atardamarı olabilir.

   Toplardamar ise bacaklardan (nadiren koldan) sağlanır. Bacaktan alınan toplardamar bacağın kan dolaşımının sadece %10’undan sorumlu olduğu için bu damarın alınması yürüme ve normal bacak işlevlerini etkilemez. Ameliyattan sonra bir süre ilgili bacakta şişlik oluşabilir; bacağın yükseltilmesi ve varis çorabı ile düzelir. Tüm cerrahi işlemler gibi koroner bypass işlemi de belirli oranlarda riske sahiptir. Riskin derecesi hastanın yaşına, genel sağlık durumuna, sigara içimine, ek hastalıkların varlığına, kalp işlevlerinin durumuna göre değişir. Bu risk, en iyi koşullarda % 1 ve altındadır. Başarılı bir koroner bypass ameliyatı ile koroner arter hastalığına ait yakınmalar (göğüs ağrısı vb) ortadan kalkar,  kalbin belirti veren veya vermeyen yetersiz kanlanması düzelir,  hastanın ömrü uzar.   

   Resim 1:Koroner arter bypass operasyonu yapılmış bir kalp’te iki adet atardamar grefti (kırmızı)  solunda toplardamar grefti (mavi) görülmekte.