Profesör Doktor Cengiz Türkay, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalında tıp doktoru adaylarına fonksiyonel damar hastalıkları ve kalp kapak hastalıkları derslerini veriyor. Koroner arter cerrahisi (bypass operasyonu) başta olmak üzere, kalp nakli, suni kalp, kalbe kök hücre enjeksiyonu ve lazer ile varis tedavisi konularında birçok çalışması olan Prof. Dr. Cengiz Türkay, çalışmalarından dolayı, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinin 25. kuruluş yılında bilimsel araştırma ve laboratuar dalında birincilik ödülü aldı. 70’den fazla kalp nakli, 100’den fazla hastaya suni kalp uygulamasında aktif görev aldı.

   Profesör Doktor Cengiz Bey ile yaptığımız röportajı sizinle paylaşmak istedik.

  • Cengiz Bey, hayatınızı tıpa adamışsınız, cerrahi tecrübeniz kaç yıllıktır?
  • 1988 yılında üniversiteyi bitirdikten sonra başlamış sayılır. Yani 30 yıl tıpta, 28 yıl cerrahi deneyimim var.
  • Mesleğinizi nasıl seçtiniz? Neden cerrahi? Ve neden en zor tıp dalları olan kalp ve damar cerrahisi?
  • Okuldayken tıp benim ilgimi çekiyordu, doktor olmaya karar veridim. Neden cerrahi? Çünkü hızlı tedavi eder ve hızlı sonuca ulaştırır. Kalp cerrahisi ise en hayati olan tıp dalıdır.
  • Doktor olmak nasıldır? Doktor olmak isteyen çocuklara işinizi tavsiye eder misiniz?
  • Doktor olmak istiyorsanız önce çok iyi düşünmelisiniz. Doktor olmanın saati yok, gecesi gündüzü yok. Bazen hastanızın acil bir problemi çıkarsa bir saat için evden çıkıp hastaneye gidersiniz, ancak iki gün sonra eve dönersiniz. Özel hayatta plan yapamayız, çünkü bütün planlarımız bozulur. Ama yine de işimizi seviyoruz. Çünkü güzel anlarımız da olur. Doktoru en çok sevindiren şey, ölmek ihtimali yüksek olan hastanın hayata dönmesidir. Tüm kalbimizle hastamızın yanındayız.
  • Size bir olayı anlatabilirim. A.H. 49 yaşında erkek hasta 2 yıl önce son dönem kalp yetmezliği nedeniyle bize başvurdu, 200 metre yürümekle yoruluyor günlük işlerini yapamıyordu. 17 yıl önce babasını pankreas kanserinden, 7-8 yıl önce eşini yumurtalık ve meme kanserinden kaybetmiş, 18 ve 14 yaşında olan çocuklarına kız kardeşi ve annesiyle birlikte bakıyordu. Kendisine kalp nakli veya suni kalp tedavisi önerdik depresyondaydı kabul etmedi ilaçlarla idare etmek istediğini söyledi. İki yıl içinde birkaç kez kalp yetmezliği ile hastaneye yatırılıp tedavi verilmişti.2018 yılında yattığı hastaneden ambulans uçakla hastanemize getirildi artık yürüyemiyor yatakta otururken nefes darlığı oluyordu. Suni kalp ve kalp nakli ameliyatını istediğini söyledi, kalp nakli için bekleyecek zamanı yoktu, hızla operasyon hazırlıklarına başladık. Suni kalp ameliyatını yaptığımız gün annesinin beyin damar tıkanmasına bağlı felç nedeniyle hastaneye kaldırıldığı haberi bize ulaştı, bu durumu hastaya iyleşme sürecini kötü yönde etkileyebilir diye bildirmeme kararı aldık. Hastamız 1 gün sonra uyandı, 5. gün servise çıkarıldı, aynı gün sabahında annesinin kalp krizi geçirip hayatını kaybettiğini öğrendik. Serviste bu haberi kendisine bildirdik, 15. Gün evine taburcu edildi, depresyonu düzeldi hayata sıkı sıkıya bağlandı, 3 ay sonra kontrole geldiği zaman her şey yolundaydı. Aktif iş hayatını sürdürdüğünü, eski şikâyetlerinin olmadığını bize göstermek için iş yerinde çekilmiş bir video kaydı gönderdi.
  • Cerrahi hayatınız nasıl başladı? Ne gibi zorluklar vardı?
  • Başlangıçta çok zordu. Her ay 20 nöbet tutuyordum. Nöbetten ertesi gün izin yok, işe devam etmek zorundasın.
  • İlk ameliyatlarınızı hatırlıyor musunuz? Nasıl geçti?
  • İlk ameliyatlar tabii ki unutulmaz; ilk ameliyata katılımım, ilk kendim yaptığım ameliyat, ilk suni kalp ameliyatım… Ama en heyecanlı olanı, ilk kalp nakli yaptığım ameliyattı. Bu ameliyat, ölmesine birkaç gün kalan bir genç erkek hastaya yapıldı. Akut viral enfeksiyondan dolayı kalp yetmezliği oluşmuştu yani kalbi büyümüş ve fonksiyonu bozulmuştu. Genç 21 yaşındaki bir hastaydı. O zamanlarda suni kalp ameliyatları daha başlamamıştı.
  • Nakil yapmak için kalp nasıl bulabildiniz?
  • Cengiz Bey, hüzünlü bir şekilde: Bayram günleriydi. Bayramlarda trafik kazası fazla olur, bağışlanan ve takılan kalp trafik kazası sonrası beyin ölümü olan bir hastadan çıkarılmıştı.
  • Bu ameliyat ne zaman yapıldı? Hastanız daha hayatta mı?
  • Ameliyat 10 yıl önce yapıldı. Kalp nakli ameliyatı olan hastam hala hayatta. Görüşüyoruz onunla, evlendi, çocukları var, spor yapıyor, dağlara tırmanıyor.
  • Cerrahi hayatınızda ilginç olaylar var mıydı? Anlatır mısınız?
  • Enteresan bir olay vardı. Kalp nakli olan bir hasta kendini ameliyattan sonra öldüğünü zannetti, öbür dünyaya geçtiğini söylüyordu. Hayatta kaldığını bir haftada zor anlattık.
  • Diğer ülkelere göre Türkiye’deki kalp ve damar cerrahisi ne durumda?
  • Türkiye’nin kalp ve damar cerrahisi çok ileri durumda. Hem teknik donanımı, hem de uzmanlık açısından, dünyanın tıpta en gelişmiş olan 4-5 ülkelerin (örneğin, Almanya, ABD gibi) arasındadır. Ama Türkiye’deki tedavi fiyatları Avrupa’ya göre 1,5-2 kat daha ucuz. Bu yüzden Türkiye’ye tedavi için tüm ülkelerden hastalar gelmektedir. Suni kalp ameliyatı için 15-20 gün hastanede kalmak yeterli. Bypass ameliyatı, kalp kapak değişimi ameliyatı için gelenler 10-15 günde tedavi olup memleketine dönebiliyorlar. Yalnız kalp nakli ameliyatı yabancılara yapmak yasaktır. Bunun için bazı hastalar Türkiye vatandaşlığı alarak ameliyata girebiliyor. Bir hastam vardı, kendisi Azeri, suni kalp ameliyatı oldu, ondan sonra Antalya’da ev alarak vatandaşlığı aldı, şimdi de kalp nakli ameliyatı ona yapılabilir.
  • İstatistik verilere göre, kalp ve damar hastalıkları en yaygın ölüm nedenidir. Bu hastalıklara karşı nasıl korunmalıdır? Önlem için öneriler verir misiniz?
  • Kalp ve damar hastalıklarını sigara hızlandırır. Bu yüzden sigaradan uzak durmak lazım. Hareketli yaşam, doğru beslenme, fastfood’dan uzak durmak, düzenli olarak spor yapmak, özellikle, yürüyüş, bisiklet, yüzme, yoga ve pilatesi öneririm. Kalp ve damar hastalıkların kalıtsal nedeni olabilir. Genetik yatkınlık varsa daha da dikkatli olmak gerekiyor, ve şüphe duyduğunuzda doktora muayene olmak için gitmeniz gerekir.
  • Cengiz Bey, kendi muayenehanenizde aynı zamanda varis hastalığının tanı ve tedavisini yapıyorsunuz. Varis hastalığının riskleri nedir?
  • Varisli damarların duvar yapısı bozulur. Toplardamar içinde kapakçıklar var, onlar kan akışının kalbe doğru tek taraflı olmasını sağlar. Hareketsizlik, fazla ayakta durmak, fazla kilo, hamilelik, genetik yatkınlık ve diğer sebeplerden dolayı damarlar genişler, kapakçıklar bozulur ve kan dolaşımı durur. Varisli damar içinde kan akıntısı olmaz, kan koyulaşır, pıhtılaşmaya başlar, bu da damarın iltihaplanmasına yol açar. Fonksiyonu bozuk olan damarın içinde pıhtı oluşabilir, sonra da bu pıhtılar, kan dolaşımına çıkıp akciğer damar tıkanmasına ve ölüme sebep olabilir. Damar iltihaplanması ise iyileşmeyen yara oluşturur.
  • Varis hastalığın tedavisi nasıl yapılır?
  • Varisli damarların kendiliğinden veya kremlerle iyileşmesi olmaz. Varisli damarın yok edilmesi gerekir. Şu an yeni teknoljilerle varisin tedavisi çok daha kolay ve estetik oldu. Ameliyat gerektirmeyen minimal invaziv modern yöntemlerle hasta bir günde tedavi olabiliyor. Mesela, büyük varis damarları varsa 3-5 güne Antalya’ya gelerek yapıştırıcı veya lazer tedavisini görebilir. Tamamlayıcı ve estetik yöntemler olan köpük tedavisi ve soğutmalı lazer ile küçük çaplı ve kılcal varisleri tamamen yok ediliyor.
  • Varisli damarların yok edilmesi kan dolaşımını etkilemez mi? Bazı hastaların çok yoğun varisli damarları var. Onlar tamamen yok edilirse kan dolaşımı zorlanmaz mı?
  • Tam tersi, fonksiyonu bozuk varisli damarları yok edildikten sonra kan dolaşımı kolaylaşıyor ve hızlanıyor, çünkü kan akışı yavaş olan yerlerden geçerek kalbe ulaşmak zorunda kalmıyor. Ve bacaklarımızda o kadar yoğun toplardamar ağı var ki, birkaç damar yok olsa bile kan dolaşımını kesimlikle olumsuz etkilemez.
  • Varis hastalarının ortalama yaşı var mı? Genellikle kaç yaşındaki hastalar size gelir?
  • Varis hastalarının yaş sınırı yok, 15 yaşından 80 yaşına kadar hastalarım var. Ama 20-40 yaş arasında olan hastalar daha çok gelir. Sanırım, estetik yönün bu yaşlarında ön planda olduğundan olabilir.

   Cengiz Bey, bize zaman ayırdığınız ve önerilerde bulunduğunuz için çok teşekkür ederiz. Bu kutsal mesleğinizde başarılarınızın devamını dileriz!